6 Ocak 2012 Cuma

Dostluk, kardeşliğin şekil değiştirmiş halidir....

Artık bende alışkanlık oldu böyle grup halinde yaptığımız aktivitelerden sonra olayları ilerde de çok güzel geçirdiğimizi hatırlamamız için yazıya dökmek....
Düşünsenize , İzmir, İstanbul, Ankara, Denizli, Bursa, "Gelseydiler" Muğla, Ne kadar büyük şehir varsa, her ne kadar içlerinde hepimizin dibinin düşeceği organizasyonlar olsa da, biz hep birlikte eğlenmeyi seçtik... Aslında bizim için artık mekanın çok bir önemi yok ama işte özentilik, bi yerlere gittik demek için gittik sandım ben ilk başta.... Aksine, tam gidilmesi gereken bir mekana gitmişiz... İçinde bildiğin tarih yatıyor ya.... Tarih dediğim sinema ve dizi tarihi:):) Metin abinin tok sesiyle eşine okuduğu şiiri, yüzündeki kırışıklıkların aslında onun dostlarıyla geçirdiği ne kadar çok güzel gününün olduğu gerçeğini doğrudan ortaya koyduğunu, ve hatta neşelerinin oğulları arif'in de yüzüne yansıdığını orada, yerinde görmek güzeldi....

Bu kadar yalakalık yeter:) Sadece dağ evi değil etleri zaten bambaşkaydıı....o beyti'den kaç şiş yedim hatırlamıyorum, Sucuk desen yedikçe karnını acıktırıyor:) Abi bi duble daha dediğinde, başımızda bi büyük bulunsun diye galiba hep 70lik geldi:):) sabahı görenimiz sayılı:):)

Mekan detaylarını hepimiz fotoğraflarda gördük zaten.... Gelelim bize....

Hatırlarsanız (Şu anda hatırlıyor olabilirsiniz ama iki sene sonra açtığınızda aaa evet hatırladım diceksiniz:) ) ilk gittik yerlerde 10 cm kar ya var ya yok.... her nolduysa ERdem Arabayı parkedememiş olsa da en azından 4 kere denedi:):)
Zaten bütün gün herkes bi taraflarda dağınık bi vaziyette takılıp anca saat 5 gibi buluşabilmemiz 18 kişilik bi ekip için yine de büyük başarı:)
Aslına bakarsanız belki de en büyük özveriyi Nurgün yapmış olabilir...İçinde 31 Aralık'ın son saatlerinin olduğunu bildiği hepi topu 15 saatlik görüşme için 10 saaat yol geliğ gitti kız....Bursa'da yolda geçirdiği süreden daha fazla kaldı en azından...:):)
Ankara tayfamız, gelebilmek için kaç araba kiralayıp, kaç tren bileti iptal edip, en sonunda Birnur'un arabasının lastiklerini değiştirmesi sonucu ne badireler atlatıp geldiğinizi biliyorum... Bu bile takdire şayan... Herhalde en uzun otobüs yolculuğunu geçirip Bursa'ya ulaşan biz Denizli garibanları varız... 9 saat yaaaa.... git gel 0,75 gün....

Neyse o siyah Kırmızı konsepti ile ilgili Aylin keşke herkese aynı ısrarı gösterseydin.... Samet, Barış, Şevket giyinirlerken bizim renkli kıyafetleri gördükçe satıcı koydular adımızı:):)

Yemek kısmında herkes 2. dubleleri içerken biz  oynamaya başlamıştık bile.... Müzisyen arkadaşlar duruma alışmakta çok zorlanmadılar:):) Hem yiyip hem oynama konusunda iyiydik:):) Ha bi de iğrenç espriler yapıp hala gülebiliyoduk...
ŞAhsen sevindiğim bi kısım var, mekanın kralı Arif dahil, ben uyuyunca dağa çıkıp beni aramışsınız ya, çok hoşuma gitti yaaaa:):):) Ya abicim uykusuz gelmemem lazımmış benim oraya.... Sabahı geöremedim yaa:(
En azından Emrah'ın ne kadar insancanlısı olduğunu biliyor oolsak da bir kez daha görmüş olduk....
Murat ile Erdem geleneksel Karlı Güreş müsabakası yaparlarken, Arif elinde el feneriyle bizimkileri dağ evine çekmeye çalışır... Arkadan Emrah'ın yorumu"Arif olum zatürre olcan lan, tişörtle çıkmışssın amaaaa".... :):):) Kaybolsa domuzlar yicek, o hala ARif'in zatürresini düşünüyo....canım beniiiiimmmm:):)
Kimin nerde yattığı konusunda hiçbir fikrim yok....SAdece bizim3 silahşörlerin ballı olduğu.... :):)

Yeni yılın ilk kahvaltısını da birlikte yapacaktık.... Zombi olabilme ihtimali olan birnur, zabahın 8 bucugunda damlamış aşağıya.... Ben 10 gibi kalktım ama uykum olmadığından değil.... Odaları  biraz geniş paylaşmışız:):):) Sevgili Hasan kardeşim olsaydı napcaktık bilmiyom:):)
Zaten odun sobası yanmış çay demlenmiş, Bursa'da yapılan Peynir'i zaytin'i reçeli filan derken akşamki sucuklardan geldi kahvaltıya.... Biz kendi aramızda proaktif yaklaşımlarda bulundukça, birbirimizi tebrik ediyoruz... TAbi en önemlisi Ortaokul lise anılarımızdan bahsediyorduk... Şaka gibi yaaaa.... Gelemeyenleri yad ettik filan... Sabahın en güzel sürprizi belki de uyandığında her tarafın tekrar bembeyaz olmasıydı sanırım...Bizim dağ evinden üst tarafta yollar kapanmış, insanlar konvoy halinde ilerliyor..... Bizi bi inmek telaşı sardı...Ara ara da KAr topu savaşı, karlı güreş, fotoğraf çekilmece oyunlrını oynadık... Kış kataloğu çekimi bile yaptık:):)
Ankara tayfası ilk kopan grubumuz oldu.... Biz otogar grubu bi arabayla, Bursa İstanbul grubu da bi arabayla arka arkaya indik.... Hikayemiz bu saatlerde bitiyor muydu aslında yeni baştan mı başlıyordu bilemem ama, her şey çok güzeldi... Emeği geçenlere çok teşekkürler...

Sayfamızın adını hatırlayın, "Alternatif Yılbaşı Etkinliği" ... Ezgi ilk yazdığında belki kendi bile inanmıyordu bu işi ciddiye alıp bu kadar sahiplenip buluşacağımıza...Adı üstünde "Alternatif"... Herkes mutlaka bir plan yapmıştır ama hani olur da canınız istemzse alternatif olarak hepimiz birşeyler yapabiliriz der gibi... Aslında iyi cesaret... Yılların vermiş olduğu gözden ırak olma durumunu ortadan kaldırabilecek bişeye kalkışmışlardı... Bu sefer bizi atalar yanılmış, gözden ırak olan gönülden de ırak olmuyo muş....:) Bizim ırak olmamız, sadece fiziksel bi durum:) 3 sene görüşmesek, ilk gördüğümüzde sanki sadece lavaboya gidip gelmiş gibi konuşmaya devam ediyoruz... Aha bunu seviyorum...:):)

Başlıkta da yazdığı gibi...Dostluk, kardeşliğin şekil değiştirmiş halidir....Benim bir tane biladerim var ama şekli bozuk bir sürü de kardeşim var:):)

3 yorum:

BuRCu dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
BuRCu dedi ki...

:) İlk izleyicin ben oldum ve ilk yorum da benden. Ödülüm nedir sayın Şener?

Okurken özendim, kıskandım, hepinizi tebrik ettim gerçekten.

Blog alemine de hoş geldin ;)

M.O.Ş dedi ki...

Sevgili Burcu;
ilk izleyicim ve ilk yorum yazanım sen olduğun için bendeki yerin hep ayrı olacak:):) Bunu bir ödül olarak kabul etmiyeceğini düşünüyorum:)

Aslında ben de senin bloguna şöyle bir 2 dakikalığına göz attım, çok renkli ve gerçekten dolu olduğunu gördüm:) Özenle hepsini okumak istiyorum... bundan sonra sıkı takipçinim:)

Yazımı beğenmene çok sevindim, Bu yazımı ve bundan öncekileri face de her paylaştıktan sonra blog hayallerim depreşiyordu, bu kez üstüne düştüm, pasif olan blogumu ayağa kaldırdım... umarım bundan sonra daha sık ve özendirici şeyler paylaşırım:):)

Özdülün için bana biraz zaman ver.... önce bi bloğunu hatim edicem, hediye sonra....:):)

Hoşbulduk:)