30 Ekim 2012 Salı

Atam'a ...... Yüreğine sağlık Körmit!!!

Çok sevdiğim bir kardeşimin yazısını aynen paylaşıyorum....Ara ara açıp okumak lazım, hatırlamak, unutturmamak lazım..

Yüreğine sağlık Körmit Salamanca...


Atam,

Bir 29 Ekim daha geride kaldı.

Her sene sıkılmadan yaptığım gibi bu senede, TRT'nin TRT olduğu dönemlerden kalma 4 CD'lik Kurtuluş ve Cumhuriyet'i izledim. Ritüelim tamamlandı.

Yandaş medya, kendine göre yazmış bir şeyler, videolar resimler paylaşmışlar kendilerince. Güldüm... Kurtuluş savaşını tekrar izledikten sonra okuyunca, çok güldüm... Hala, inadına, Mustafa Kemal'in neferleri olanlar yürüdü Anıtkabir'e Atam; 7 düvelin, topuna tüfeğine, çorapsız, silahsız, aç ve yorgun kafa tutanların torunları yürüdü geldi senin yanına. Tazyikli su atan zırhlı tankmış, biber gazıymış, 5.000 tane polismiş; efendim neymiş, bunlar durdurmuş... Gel de sen de gülme Atam...

Özetle, hala izinden yürüyenler var, rahat uyuyasın diye uğraşanlar, emanetlerini, canla başla savunanlar var Atam, bizi bu hazineden mahrum etmek isteyen dahili ve harici bedhahlara karşı muhafazakarlıklarını hakkı ile yerine getirenler var, Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşerse, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağı vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyecekler var:

Cebren ve hile ile aziz vatanın, neredeyse bütün kaleleri zaptedildi, evet kabul, bütün tersaneleri belli bir kesimin şahsi mülkü oldu evet kabul, bütün orduları dağıtıldı, içeri, hapise alındı evet kabul, ve memleketin en az bir köşesi bilfiil işgal edildi, evet kabul. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde mi? Evet, kesin. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit ediyorlar evet. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşeli de çok oldu, evet kabul;

Ama senin seslendiğin, Türk istikbali'nin ve Cumhuriyeti'nin hakiki evlatları, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifesini yerine getiriyor Atam; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmak için seslerini yükseltiyor! Bir tenis maçında ya da bir 29 Ekim kutlamasında, "biz daha ölmedik", "biz daha buradayız", "Atatürk ilke ve inkılaplarını ve dahi Cumhuriyeti ve dahi İstiklali kanımızın son damlasına kadar savunuruz" diye bağırıyor! İşte bu yüzdendir ki;

Atam sen rahat uyu, bekçisiyiz Cumhuriyet'in !!!
 
 

14 Mart 2012 Çarşamba

Kardes Candır!!!

Koskoca şubat ayını hiçbirşey yazmadan geçirmiş olduğuma inanmak istemedim ama malesef iş güç ve ekmek parası kazanma hırsı  ile gezip tozmalardan vakit ayıramamış olmak içler acısı...

Yazma sebebim ise aşağıda...

Benim topu topu bi kardeşim var... Bugün nedense kendisine karşı ayrı bir özlem çektim... Ya insan yanyana yıllarca didiştiği, genellikle bi ton iş yaptırdığı, hep bakkala gidenin ya da çöpleri atanın o olması için uğraştığı, sağlam kan bağı olmasına rağmen dönem dönem en azılı düşman profiline oturttuğu yegane insanı bu kadar mı özler???
Aslında belli bi yaşa geldikten  sonra kardeşlik biraz farklılaşıyor...

Kardeşin olan kişinin hayatında ne olmuşsa ve olacaksa her durumda yanıbaşından ayrılmayacağına adın gibi emin olduğun, her türlü derdini, sıkıntını , mutluluğunu, sevincini, hayatınla ilgili en önemli konulardaki sırlarını tereddüt etmeden paylaşabileceğin, zaman zaman akıl danıştığın, tecrübesinden yararlandığın, ve bunları yaparken veya yaptırırken hiç bir karşılık beklemeden/ karşılık beklemediğini bilerek düşünmeden hareket edebildiğin, ona onu ne kadar çok sevdiğini pek fazla söylemesen de aslında ondan çok kimseyi sevmediğini bildiğini bildiğin hayatının sonuna geldiğinde bile onun için romayı bile yakacağın yeryüzündeki tek insandır....

üstteki paragraf yazsan roman ollur da biyerde kesmek lazım tabi::):):)

Uzun bir süre önce paylaştığım bir şey ile yazıya son vericem de son bişey; biladerim lan olum ben seni hakket seviyorum ya:):):)


Kardeş demek hayat demektir.
Kimi zaman aldığın nefeste diyebilmek.
kimi zaman üzüldüğün anda karşında bulabilmek.
Hiçbir zaman sevgili kardeş gibi olamaz.
kardeşin aşkı sevgiliden çoktur.
Sevgili terk eder, kardeş yanında baki kalır.
Sevgili emreder, kardeş teselli eder.
Kardeş sevgiliden çok sever.
Bilir misin bizde kardeşlik nedir.
Nefesin kesilirse, al ...

Sevgiler....

28 Ocak 2012 Cumartesi

Kala-balık ta Balık olmak….


 “Kalabalık “ konusuyla ilgili kesinlikle bir şeyler yazmam gerektiğinin farkına varalı çok olmuştu, ahanda yazdım, oldu..…

Hayatımızdan bahseder olduk bu ortamda, ordan devam edeyim bari…

Evet , Ben kala-balıkta balığım…

Şahsım ve ev arkadaşlarım Nikotin ve Gürbüz çok şükür ki kalabalık ortamlarda bulunmaktan hoşlanan insanlarız…
E çevremiz de biraz var,hani yılların birikimiJ Son bir ay içinde evde 3 kişi oturduğumuz gün sayısı bir elin parmağını geçmez…

Bu duruma sevinir mi insan? Sevinir tabi….

Seviliyorsan sevinirsin…

Demek ki bizim gibi kala-balıkta balık olma durumundan hoşlanan insanlarla takılıyoruz… İsimlerini yazsam yer kalmaz...

Bugün sevme konusunda tavan yapmış durumdayımJ

Yalan yok, bazen sadece eve gidip duş alıp uyumak istemiyor değilim, ama olmuyo maalesefJ Yapamadım yani beceremedimJ
Hatta bir keresinde 3 gün evde yalnız takıldım, bildiğin depresyon moduna girdim…

Dedim bana göre değil, attım kendimi dışarıJ

Seviyorum abi demek ki diyorum… Biz de de nasıl bi huysa öle bir iki değil 8-10 kişi takılıyoruzJ

Hep Kala-BalığızJ Hepimiz ayrı balıkJ

Her mekan sanki bizimmiş gibi hiç yadırgamadan ortamı bize göre organize ediyoruzJ
Her balığın ayrı derdi varsa diğer balıklar da aynı derde bürünüz…

Balıklar uzun bir süre görüşmese bile problem etmez hiçbiri… Kaldığı yerden aynen devam eder balık balık kalabalığaJ

Kala-balıkta balık olmak  candır,
ait olmaktır,
paylaşmaktır,
birlikte üzülüp birlikte sevinmektir…

Bizim balık kardeşliğimiz pek geçici değildir,

Balıklar kendini iyi bilir…

Birbirinizle vakit geçirin, o da olmazsa bir şekilde arayın ya da iletişime geçin ki hem balıklar , hem de kala &balık  birbirinden ayrı  düşmesin…:)

 Sevgiler, M.O.Ş...:)

16 Ocak 2012 Pazartesi

Mutlu olmak için unutmak gerek!!!

Hepimizin mutlu olduğu zamanlar çoğunluktadır sanırız, durum öyle değil.. dönem dönem mutluluk bile çok gelir....
İnsan her seferinde mutlu olduğu anları mı paylaşır? Olmasını istediğimiz budur aslında, hep mutlu olmayı, hep de bunu paylaşmayı dileriz...

Mutluluğu paylaşmak ne kadar kolaysa, mutsuzluk o kadar içine saklanır insanın...

Çıkmaz dışarı, içerde kendi kendine büyür ve büyüdükçe senin içinde olan o değil, onun hakimiyetinde yaşamaya çalışan sen olursun....

O yüzden ne yapmak lazım? Üzüntünü de paylaşıcaksın, arkadaşın kazık mı attı, onun o kazığını düşünerek hayat biter mi, bitmez?

Unutucaksın!

İnsan unutabildiği kadar mutludur.
Mizaç itibariyle genel konseptim mutlu olmak üzerine kurulu:) Ama hani arada bi mutsuzluğu da tatmak istiyorum, hatta mutsuz olma durumu daha çok haz verir oluyor bazen:):)  buyur burdan yak:) Galiba kendi mutsuzluğumu kontrol edebiliyorum, ondan rahatım:) Bakktım kendim olmaktan çıkıyorum, hooop unutuyorum:) "hııı o kadar kolay sanki unutmak" dediğinizi duyar gibiyim, doğru değil ama yavaş yavaş başlayın mesela... bişeye üzüldün mü? seni mutsuz mu ediyor onu düşünmek, olayı düşünmek, dene bir kere! ne kaybedersin! Unutmak için elinden ne geliyorsa yap.. Seni ne meşgul ediyorsa onu yap mesela, bütün gün nane şekeri , akide şekeri ye ama o durumu, ortamı, kişiyi, olayı her neyse seni üzen onu unut... bir süre sonra farkına varacaksın ve kendi kendine soracağın bir soru olacak... " Ya ben bişeye kızmıştım ama neydi yaaa? Dur hatırlarım birazdan!" Aha olay bitmiştiiiiiirrr... Birazdan hatırlarım:):) "hııı bekle hatırlarsın:):):)"

Bak gördün mü şu anda bu yazıyı okuyunca kendini unutmaya programladın bile:):):)
Mutsuzsan şu an , unutmak için kendine bir meşguliyet aramaya başlamış olman lazım...

Başlamadıysan mutsuz değilsindiir, sadece kendini kandırıyorsundur:):) (Benim yazı her türlü kendini kanıtlar:):):):) )

Unut gitsin!!! Hayat hatırlayacak güzel şeyler için yaşamaya değer:):)

Sevgilerimle, M.O.Ş..... (3'ümüz de burdayız:) )

7 Ocak 2012 Cumartesi

Gürbüz’e dair…..


Gürbüz’e dair…..
Kendisini kardeşim kadar çok severim… Üniversiteye başladığımız yıl bi başladı muhabbetimiz, üniversite biteli 4 sene olucak hala dipdibeyiz… 1 ay öncesine kadar aynı odada kalıyoduk ciddi ciddi dipdibeydik yaniJJ Herhalde Gürbüz’le geçirdiğimiz zamanlarda gülmeden kahkaha atmadan çok az zaman vardır… Belki de bizim hayatı geyikler üzerinde oturtabilme gibi bi yeteneğimiz olabilir…. Hayat gülmeyi bırakmak için çok kısa…
Asıl adı Tarık,  ne zaman başladık bilmiyorum ama ona bayadır Gürbüz diyoruz…. Belki de kek reklamından sonra olabilir.. Gürbüz kapıyı açtık tüm kekstraları topladı diye….. Bir de o zamanlar Gürbüz spora gidiyo okulda açılmayan muslukları gürbüz hadi olum bi el at şu işe diyip açtırıyoduk filan…O zamanlardan beri Gürbüz üzerine yapışmış olabilirJJ
Bir süre önce Gürbüz ile yaptıklarımızın sadece kendi içimizde değil de tüm arkadaşlarımız tarafından bilinmesi gerektiğini düşündüm…D
Düşündüm ama düşündüğümden çok popüler oldu GürbüzJ Artık millet benim naptığımı sorduktan sonra bir de “ee gürbüz napıyo ” sormaya başladılarJJ
5 haziran tarihinde ilk iletimi paylaşmışım Facebook’ta… Facebook’un yeni uygulaması Timeline ile eski iletileri de gezdim de bir sürü Gürbüz iletim olmuş… Dedim şunları bir toplayayım bariJJ
Allah var Gürbüz insanı, o kadar iyi bi adam ki bu güne kadar yazdıklarıma bir kere bile laf etmedi ya, düşünün artık, hatta aşağıdaki iletiler yumağını gördükten sonra ne demek istediğimi anlayacaksınız….:)
Gürbüz’e dair iletiler birliği en eskiden yeniye doğru sıralanmıştır…. Zamanla Gürbüz’e dair 2 yi kesin yapacakmışım gibi geliyor….

---Nargile yakarken aklıma survivor Taner gelirse bağırırım arkadaş!!!!
    Darııııııh(Tarik Gurbuz) goooooşşşş, gözüme göz gaçtııııı!!!!

---Tarik Gurbuz olum bizi gördüm len:):):)

---Nargileye az kala:):):) Daarrııııııh goç, gözüme göz kaçırcam akşama:):)
---Tarik Gurbuz le şanslı masaya çıksak, hiç bi hareketi garip gelmez:)
---Gürbüz televizyon izlerken televizyon seyretmiyorum:):):):) Gürbüz daha komik, onu seyrediyom ):)
---Eski alışkanlık gün yüzüne çıktı....:):) Gürbüz kesme şekeri havaya atar, ben yakalamaya çalışır.... allahtan tutamadım:S gidiyodu oruç:) Fıstık olsa kessin tutardım:)
---Gürbüz ümün tarhana çorbası gibisi yoh valla...
---Gürbüz'ün maksimum oruç süresi 5 saat...6. Saatte kendini kaybediyo....:)
---Gürbüz yatta napar? tabi ki yatar;)
---Gürbüz vücut ölçülerini bi tek fashion tv deki mankenlerle kıyaslamamıştı, o da oldu; s adam 6packs tabi;)
---Gürbüz kendini aştı... trt çocuk izlemek istiyor artık...;)
---Hapşurdum, Gürbüz "çok yaşa" dedi..." hep beraber" dedim... "yok artık o kadar da değil" dedi....:s sıkıldı galiba benden:):)
---Gürbüz yıllarca sübhaneke okumadan namaz kılmış;)
---Gürbüz e şaka yapmaya gelmez...ya bi kere tabunun amacını oku diyince, oturup bütün kuralları okudu adam ya; s
---bu saatte arayıp "onuuur hadi akşam oldu eve gel " diye hangi ev arkadaşı arar?;) tabi ki gürbüz ;D
---Gürbüz olmasa kesin sokakta kalırdık ya....allahtan anahtarını hep alıyo yanına;)
---Gürbüz arabada küfürlü konusmaya çalışır...."vattı fak ar yu geç artık şu dolmuşu "..:-)
---Gürbüz'ün ayağı uf olmuş... Devamlı pansuman yarabandı filan kapatıyo.... "Olum gürbüz onu evdeyken bari aç,hava alsın, geçmiyo bak "diyosun ....

---Gürbüz'ün verdiği cevap " Lan olum ben onu yıllardır kapatıyom, bak geçti işte":):):):)
         - işte yıllardır kapalı ben de onu diyom Gürbüz:):):):)
---Tatlıcı teyzede kuyruk var...arkamda duran gürbüz e "siz birlikte misiniz? " diye sorulunca, cevap gecikmedi gürbüz den "evet biz çıkıyoruz! "..;)
---Besiktas ile RUS takımının maçını izleyen Gürbüz , sahadan çok tribündeki taraftarlara bakıyo;)
---Yat gürbüz yat! Yemeği ye yat! Sona kalk yerine yat;)
---Dost başa gürbüz oturduğun yere bakarmış....
---Gürbüz osman hakkında şok açıklamalarda bulundu...."osman hep sıradışı yaşamıştır abi,osman ı tanıyan bilir“
---Gürbüz'ün tatil bitmeden itirafı..... "Ben de özledim adamım seni".... Duygulu anlar yaşadık:):)
---Gürbüz yolda...
     Dış hatlardan gelirken alkol almaya çalışır, ama pasaport isterler... gürbüz ünki mersin'dedir...;) birinden rica eder, şu rakıyı sizinkine işleyebilir miyiz diye sorar...gürbüz ün koca havaalanında bulduğu ilk adam Hacı çıkar ;s gürbüz e alkış;);)
---Kaveye şeker koymayı unutup, al sana sade yaptım diyen insana gürbüz denir;)
---Gürbüz reklamları izlemeye bayılır... özellikle öztürksel abinin "füçur konşavşın" dediği andaki yapmacık kahkahasını izlemek paha biçilemez....:):):)
aklınıza getirin, siz de gülün;:):()
---Gürbüz üniversite 1.sınıfta migrosta tıraş bıcaklarına bakakalır.... gürbüz tüysüzdür o zamanlar.... yanına gelen arkadaşları sorar "noldu gürbüz neyin var "....gürbüz iç çekerek cevap verir..."yaaa ben ne zaman bunlardan alcam yaaa;( ".....;)
---Kaç gündür yollardayım, gorusemedigim bir çok arkadaşımı gördüm, herkesin ilk sorduğu "eee gürbüz napıyo"oldu.... fan sitesi zamanı gelmiş gürbüz efendiiiiiii;)
---özlem Türk ten gelen mesaj.... Gürbüz beni özlemiş......
""gürbüzle bugün konuştum ağlamaklı bir ses tonuyla izinde olduğunu söyledi tüm denizliyi başımıza yıkmadan dönmelisin seni çooook özlemişş:) "
---Yıllık iznin bitimine doğru Gürbüz ve hikayelerine olan hasret nirvanaya ulaşmış durumda....
P.S:
Benim 3in1, 3ümüz'de geliyoruz, Biz 3 kişiydik Musa-Onur bi de Şener (daa bi sürü var tabi) hikayelerimin başlangıcı Gürbüz'ün sayesinde olmuştur....
 Üniversitedeyiz,bi gün ben bilgisayarın başındayım, yemek saatinde GÜrbüz odaya girer...."Musa,Onur, ŞEner! 3 ünüzde hadi yemeğe" der... Güldüm:):):)!
---Gürbüz' e bu kadar laf ediyorum ama adamın gözlerinin mavisini görün, dibiniz düşer!!!!:):)
(Arada bi tarafını kaldırmak lazım :) )
---Bi hafta gittik, gürbüz le nekotin arasında şiddetli geçimsizlik baş göstermiş....mesela gürbüz ün akşam saat 10 da uyuması sorun olmuş....şaşırdım:)
---Gürbüz voleybol maçını izlerken, o kadar kıza bakcağına ettiği laf...." Lan olum hakemin kıyafeti ne güzelmiş dimi:) "
---Gürbüz circir olmus.... Hep birlikte ona gecmis olsun diyelim:) P.s: gürbüz ün özel izni alinmistir..
---Bi gece saat 12 gibi gürbüz’ün iletisi….onuuuuuuuuuuuuurrrrrrrrr hadii eve gec olduu artıkk bak hastasınn sennn
---Gürbüz insanı, adama Haktan sevgisini ince ince aşılar....:):)
---alkolün gürbüz e olan yan etkilerini inceliyceZ bu gece...
      Moş: gürbüz şu kavunu uzatsana abi?
      Gürbüz: bu cinsi uzamıyo ama dur bir deniyim uzıycak mı?
---Gürbüz alkolde eşik seviyesini aştı.... ya ingilizce konusuyo, ya mersince...;)
---Gürbüz evdeki akvaryuma rakı dökmeye çalıştı....rakı balık yaparız diyo:D
---Gurbuz 'ün son durumu.....:):):)
    Tüm Facebook aleminin önünde 101 oyununda beni madara ettiklerinden dolayı Onur Sener ve özgür Necati öz den özür diliyorum.... sevgili kuzenim deniz õzkan tüm benligiyle savaşmış olsa da yine de hiç bir şey beceremediğim için ondan da özür diliyorum..... kamuoyuna duyurulur....
---Gürbüz o ses yarışmasına katılacağı şarkıyı seçmekte zorlanıyor...:) bu nasıl bi iskencedir:/
---Gürbüz gene coştu....murat boz dan hiçbirşeyi eksik değilmiş:/
---Görkem: gürbüz allah belani vermesin, hepimizi bozdun:)
---gürbüz'e sormuslar: müzik senin hayatında nerde? Cevap: müzik her yerimde, ilk sünnetimde başladı, judo takiminda arkadaşlarla söylerdik, sağ bek oynarken mersin idman yurdunda söylerdik...sevdiğim sanatçılar haktan, özcan deniz, niran ünsal, nerde sarapci varsa onlar işte....:)
---bizim evde düellolar 3 kişilik...gürbüz vs o ses yarışmacıları..:
---Gürbüz'ün bir saat süren telefon konuşması üzerine her iki kulağı kıpkırmızı olunca kombiyi kapatıp gürbüzle ısındık...her eve bi gürbüz lazım:)
---Biranın tamamı bittikten sonra ya ben bu birayı sevmedim diyen insana gürbüz denir;)
---Bi birayla eve disco topu almaya karar veren insana tabi ki gürbüz denir:)
---Eci: osman ne kadara aldin arabayı?
    Oscar: 40bin!
    Eci: yürü beeee
    GÜRBÜZ: Niye yürüsün araba almış!!!
---Eci: Onur mantar yicen mi?
    GÜRBÜZ: yok o yemez, ayağında var zaten!
 ---Gürbüz ün lugatına yeni kelime girdi..."düdüklü tencere".....ilk defa duymuş gibi şaşırdı ya adam!!!
---Sonra da dedi ki gürbüz efendi..."futbol maçı mi oynuyoruz ki düdüklü tencere olsun yaaaaooouuuw".....allahim sen bizi koru!
----Ben gürbüzümün hangi halini,ben gürbüzümün hangi halini,ben gürbüzümün hangi halini,ben gürbüzümün hangi halini,ben gürbüzümün hangi halini,ben gürbüzümün pembe boxer lı halini severim.....:)

6 Ocak 2012 Cuma

Dostluk, kardeşliğin şekil değiştirmiş halidir....

Artık bende alışkanlık oldu böyle grup halinde yaptığımız aktivitelerden sonra olayları ilerde de çok güzel geçirdiğimizi hatırlamamız için yazıya dökmek....
Düşünsenize , İzmir, İstanbul, Ankara, Denizli, Bursa, "Gelseydiler" Muğla, Ne kadar büyük şehir varsa, her ne kadar içlerinde hepimizin dibinin düşeceği organizasyonlar olsa da, biz hep birlikte eğlenmeyi seçtik... Aslında bizim için artık mekanın çok bir önemi yok ama işte özentilik, bi yerlere gittik demek için gittik sandım ben ilk başta.... Aksine, tam gidilmesi gereken bir mekana gitmişiz... İçinde bildiğin tarih yatıyor ya.... Tarih dediğim sinema ve dizi tarihi:):) Metin abinin tok sesiyle eşine okuduğu şiiri, yüzündeki kırışıklıkların aslında onun dostlarıyla geçirdiği ne kadar çok güzel gününün olduğu gerçeğini doğrudan ortaya koyduğunu, ve hatta neşelerinin oğulları arif'in de yüzüne yansıdığını orada, yerinde görmek güzeldi....

Bu kadar yalakalık yeter:) Sadece dağ evi değil etleri zaten bambaşkaydıı....o beyti'den kaç şiş yedim hatırlamıyorum, Sucuk desen yedikçe karnını acıktırıyor:) Abi bi duble daha dediğinde, başımızda bi büyük bulunsun diye galiba hep 70lik geldi:):) sabahı görenimiz sayılı:):)

Mekan detaylarını hepimiz fotoğraflarda gördük zaten.... Gelelim bize....

Hatırlarsanız (Şu anda hatırlıyor olabilirsiniz ama iki sene sonra açtığınızda aaa evet hatırladım diceksiniz:) ) ilk gittik yerlerde 10 cm kar ya var ya yok.... her nolduysa ERdem Arabayı parkedememiş olsa da en azından 4 kere denedi:):)
Zaten bütün gün herkes bi taraflarda dağınık bi vaziyette takılıp anca saat 5 gibi buluşabilmemiz 18 kişilik bi ekip için yine de büyük başarı:)
Aslına bakarsanız belki de en büyük özveriyi Nurgün yapmış olabilir...İçinde 31 Aralık'ın son saatlerinin olduğunu bildiği hepi topu 15 saatlik görüşme için 10 saaat yol geliğ gitti kız....Bursa'da yolda geçirdiği süreden daha fazla kaldı en azından...:):)
Ankara tayfamız, gelebilmek için kaç araba kiralayıp, kaç tren bileti iptal edip, en sonunda Birnur'un arabasının lastiklerini değiştirmesi sonucu ne badireler atlatıp geldiğinizi biliyorum... Bu bile takdire şayan... Herhalde en uzun otobüs yolculuğunu geçirip Bursa'ya ulaşan biz Denizli garibanları varız... 9 saat yaaaa.... git gel 0,75 gün....

Neyse o siyah Kırmızı konsepti ile ilgili Aylin keşke herkese aynı ısrarı gösterseydin.... Samet, Barış, Şevket giyinirlerken bizim renkli kıyafetleri gördükçe satıcı koydular adımızı:):)

Yemek kısmında herkes 2. dubleleri içerken biz  oynamaya başlamıştık bile.... Müzisyen arkadaşlar duruma alışmakta çok zorlanmadılar:):) Hem yiyip hem oynama konusunda iyiydik:):) Ha bi de iğrenç espriler yapıp hala gülebiliyoduk...
ŞAhsen sevindiğim bi kısım var, mekanın kralı Arif dahil, ben uyuyunca dağa çıkıp beni aramışsınız ya, çok hoşuma gitti yaaaa:):):) Ya abicim uykusuz gelmemem lazımmış benim oraya.... Sabahı geöremedim yaa:(
En azından Emrah'ın ne kadar insancanlısı olduğunu biliyor oolsak da bir kez daha görmüş olduk....
Murat ile Erdem geleneksel Karlı Güreş müsabakası yaparlarken, Arif elinde el feneriyle bizimkileri dağ evine çekmeye çalışır... Arkadan Emrah'ın yorumu"Arif olum zatürre olcan lan, tişörtle çıkmışssın amaaaa".... :):):) Kaybolsa domuzlar yicek, o hala ARif'in zatürresini düşünüyo....canım beniiiiimmmm:):)
Kimin nerde yattığı konusunda hiçbir fikrim yok....SAdece bizim3 silahşörlerin ballı olduğu.... :):)

Yeni yılın ilk kahvaltısını da birlikte yapacaktık.... Zombi olabilme ihtimali olan birnur, zabahın 8 bucugunda damlamış aşağıya.... Ben 10 gibi kalktım ama uykum olmadığından değil.... Odaları  biraz geniş paylaşmışız:):):) Sevgili Hasan kardeşim olsaydı napcaktık bilmiyom:):)
Zaten odun sobası yanmış çay demlenmiş, Bursa'da yapılan Peynir'i zaytin'i reçeli filan derken akşamki sucuklardan geldi kahvaltıya.... Biz kendi aramızda proaktif yaklaşımlarda bulundukça, birbirimizi tebrik ediyoruz... TAbi en önemlisi Ortaokul lise anılarımızdan bahsediyorduk... Şaka gibi yaaaa.... Gelemeyenleri yad ettik filan... Sabahın en güzel sürprizi belki de uyandığında her tarafın tekrar bembeyaz olmasıydı sanırım...Bizim dağ evinden üst tarafta yollar kapanmış, insanlar konvoy halinde ilerliyor..... Bizi bi inmek telaşı sardı...Ara ara da KAr topu savaşı, karlı güreş, fotoğraf çekilmece oyunlrını oynadık... Kış kataloğu çekimi bile yaptık:):)
Ankara tayfası ilk kopan grubumuz oldu.... Biz otogar grubu bi arabayla, Bursa İstanbul grubu da bi arabayla arka arkaya indik.... Hikayemiz bu saatlerde bitiyor muydu aslında yeni baştan mı başlıyordu bilemem ama, her şey çok güzeldi... Emeği geçenlere çok teşekkürler...

Sayfamızın adını hatırlayın, "Alternatif Yılbaşı Etkinliği" ... Ezgi ilk yazdığında belki kendi bile inanmıyordu bu işi ciddiye alıp bu kadar sahiplenip buluşacağımıza...Adı üstünde "Alternatif"... Herkes mutlaka bir plan yapmıştır ama hani olur da canınız istemzse alternatif olarak hepimiz birşeyler yapabiliriz der gibi... Aslında iyi cesaret... Yılların vermiş olduğu gözden ırak olma durumunu ortadan kaldırabilecek bişeye kalkışmışlardı... Bu sefer bizi atalar yanılmış, gözden ırak olan gönülden de ırak olmuyo muş....:) Bizim ırak olmamız, sadece fiziksel bi durum:) 3 sene görüşmesek, ilk gördüğümüzde sanki sadece lavaboya gidip gelmiş gibi konuşmaya devam ediyoruz... Aha bunu seviyorum...:):)

Başlıkta da yazdığı gibi...Dostluk, kardeşliğin şekil değiştirmiş halidir....Benim bir tane biladerim var ama şekli bozuk bir sürü de kardeşim var:):)